Image Hosted by ImageShack.us MUTFAK SOHBETLERİ - Blogcu



background: #EBF6FB; margin: 0px; margin-top: 30px; } td { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 9pt; line-height: 1.7; color: #333333; } td.leftside { background: #FFFFFF; padding: 10px; border: 3px dashed #CCCCCC; border-right: none; text-align: justify; } td.rightside { background: #FFFFFF; padding: 10px; border: 3px dashed #CCCCCC; border-left: 3px dashed #CCCCCC; line-height: normal; } div.comment { padding: 10px; padding-left: 25px; padding-bottom: 0px; } div.avatar { float: left; margin: 5px; margin-left: 0px; margin-bottom: 0px; } h2 { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 20pt; color: #444444; margin-bottom: 10px; } h3 { font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif; font-size: 10pt; color: #444444; margin-bottom: 2px; } font.gray { color: #AAAAAA; } div.author { margin-top: 3px; margin-bottom: 6px; } a:link { color: #b8008a} a:visited { color: #b8008a } a:hover { color: #b8008a }




MUTFAK SOHBETLERİ

7/3/2007 - BİR KEZ DAHA

EVET İNSANLARIN AMACINI ANLAYAMIYORUM.

BİR İNSAN HATA YAPTIĞINI ANLAYIP ÖZÜR DİLEYİP VE BUNDAN

ÇOK PİŞMAN OLDUĞUNU

SÖYLEDİKTEN SONRA TEKRAR AYNI HATAYI YAPAR MI?

MERAK NASIL BİR DUYGUDUR Kİ AYNI HATAYI YAPTIRIP

TEKRAR TEKRAR ÜSTELİK DAHADA KÖTÜSÜNÜ YAPTIRIRMI İNSANA.....

YANİ BU BLOGU OKUDUNUZ HADİ SİZİN YÜZÜNÜZDEN BEN BU BLOGDAN VAZGEÇTİM.

OKUMICAM DEDİNİZ, ÖZÜR DİLEDİNİZ SİZE EMİN OLMADIĞIMDAN BAHSETTİM.

GÜVENEBİLECEĞİMİ SÖYLEDİNİZ AMA BEN YİNE GÜVENMEYİP BAŞKA BİR BLOG AÇTIM KENDİME HİÇ Mİ İŞİNİZ GÜCÜNÜZ YOK

SİZİN.

DİĞER AÇTIĞIMI BLOGADA GİRİYORSUNUZ. ONUDA

OKUYORSUNUZ. ANLAMIYORUM VE BEN BİR ANLAM

VEREMİYORUM.

YANİ BİR İNSAN BU KADAR OLUR YAAAAA

YETER ARTIK. AMACINIZ NEYSE ONU SÖYLEYİN....

BİR İNSAN KONTROLLÜ OLMALI, EĞER O İNSAN DUYGULARINA ENGEL OLAMIYORSA BU ÇOK KÖTÜ, İŞTE ALLAHIN NEFİS DİYE BAHSETTİĞİ

ŞEY VAR YA BU OOOO, BİR İNSAN KENDİNİ KONTROL

EDEMİYORSA O İNSANA SÖYLEYECEK HİÇ BİR ŞEY YOK.

BİR İNSAN EĞER YAPTIĞINDAN UTANIP, ÖZÜR DİLİYORSA

AYNISI TEKRAR YAPMAZ.

EĞER AYNISI TEKRAR YAPIYORSA O ZAMAN YA O İNSAN GERÇEKTEN YAPTIĞINDAN UTANMAMIŞTIR. YADA

BİLEMİYORUM ARTIK GERİSİNİ SİZ DEĞERLENDİRİN.

BU KADAR SAYGISIZLIK GÖRMEDİM BEN HAYATIMDA.....

 

 

20 YorumYorum yaz!Bağlantı

29/1/2007 - merhaba

merhaba:

evet canım blogcu arkadaşlarım. evet sizinde anladığınız gibi blogda eski yazılar var.

çünkü artık blogu bırakıyorum. bıraktığım için çok üzgünüm. ama bırakma nedenlerim benim için geçerli nedenler... siz blog sahipleri sanırım beni çok iyi anlarsınız. ben bu blogda kendimi ve içimden geçenleri ve yaşadıklarımı paylaşıyordum sizlerle ve sadece beni okumasını istediklerim benim blog adresimi biliyorlardı. ama okunmasını istemediğim kişiler tarafından da okunduğunu görünce daha fazla devam etmenin anlamsızlığı ile uğraşırken. bunun beni ne kadar üzdüğünü eminim siz anlıyorsunuz.

çünkü ben blogumu çok seviyordum. ben blogumu ve sizleri çok seviyordum. ama bunu blogcu olmayan anlayamaz. ben bu adla başka bir blog alamıcam. ben blog ismimide çok seviyordum. ama ne yazıkki artık devam edemicem. başkaları tarafından okunduğunu bilerek ne kadar dürüsçe ve ne kadar içten yazılar yazabilirim bilmiyorum. sizlerden ayrı kalacağım için çok üzgünüm. sizleri çok özlicem . sizleri tanımak ve sizlerle beraber olmak gerçekten çok güzeldi.

hoşçakalın.....

29 YorumYorum yaz!Bağlantı

1/11/2006 - DÜRÜSTLÜK

Kategori: hayata dair

Nasıl bir yer halini aldı bu benim güzel ülkem. Hatta belki dünya…

Gittikçede daha kötü oluyor. Aslında yaşımda o kadar eski değil ama yine de şöyle bir geriye baktığımda masumluk tamam belki benim  çocukluğum vardı, ama bu kadar olay yoktu. Artık televizyonda haberleri izlerken, sürekli gasp, hırsızlık, dolandırıcılık, yan kesicilik vb gibi olayları izler olduk haberlerde… haberlerde hergün madur insanlar, işte eskiden bu kadar yoktuuuuuu… Tabiki bunun bir çok etkisi var, ama ben daha masumhane olanlarına değinmek istiyorum.

İnsanlar sürekli bir kandırmaca içinde, sürekli yalanlar havada uçuşuyor. Herkez bir çıkar peşinde, evet insanın kendini düşünmesi içgüdüsel fakat bu diğer insanlara zarar verecek boyutlara ulaştığında işte sorun orda başlıyor bence…

Ülkemizde yinede iyi niyetli insan çok ama işte olan onlara oluyor. Kandırılanlar onlar oluyor. Üzülen, acı çeken yine onlar…

İşte her şey yalan olmuş bu ülkede insanlık yalan, yardımcı olmak yalan, dürüstlük adı altında yapılanlar yalan, arkadaşlık ve dostluklar yalan, aşklar ve sevgiler yalan, komşuluk yalan, televizyonlar zaten yalan, siyaset zaten yalan üstüne kurulmuş, sınavlar yalan, sonuçlar yalan, gülümsemeler yalan.

Böyle bir ülkede insanlar, gençler yapabileceklerinin en iyini yapmaya çalışıp, çabalayıp sonunda işsizler ordusuna katılıyorlar. Ve yine umutsuz yaşanamayacağı gibi taptaze umutları ile yeni bir yola çıkıyorlar. Her geçen gün yeni bir sınav (engel )konulan gençler, ellerine aldıkları umutları ile bu sınav maratonunda engelleri aşabilmek için mantar gibi türeyen dershanelere yönelmektedir. Ve işte bunlarda yine yalanın bir parçası…Çünkü daha ilkokulda dershaneye gitmeye başlayan öğrenciler ne yazıkki bu maratonda bir şey öğrendiklerini zannediyorlar ama yok. Geçen gün televizyonda lise çağındaki gençlere soruyorlar Cumhuriyet ne zaman ilan edildi diye soruyorlar. Sordukları 15 kişiden sadece 2 tanesi doğru bildi cevabı işte bunu görünce insanın içi acıyor.

 

İnsanlar önceden birbirlerinden birşey istediklerinde hayır diyemezlermiş (utandıklarından), ellerinden gelenin fazlasını yaparlarmış;tabiri caiz ise kendilerini paralarlarmış (neyseki hala öyle insanlar azda olsa var ama onlarada diğerleri keriz gözüyle bakıyorlar). Şimdi ise insanlar yine bu istenilen şeyler karşısında hayır demiyorlar; ama neden herkez hallederiz kadir olmuş, kimsenin yapamayacağı bir iş yok, herkez her işi yapıyor.

Nasıl bir ülke olduk biz ya; herkez her işi biliyor. Kimsenin yapamayacağı bir iş yok, her iş gelir oldu elimizden, Hele yorum yapamayacağımız hiçbir konu yok, her işi yapabildiğimiz gibi, her konuda hepimiz uzmanız…

Bilmiyorum, Özür dilerim, Affedersin, Susmak, Sevgimizi göstermek, Dürüst olmak, Değerlerimizi korumak ve saygı göstermek konusunda özürlü bir millet olmuşuz. Nasıl düzelir bilmiyorum?

16 YorumYorum yaz!Bağlantı

31/10/2006 - dostluk

Kategori: eli isi

aslında bu yazı bir madenciaxunun sayfasında yazdığı bir yazıya yorum yaparken çıktı, işte blogcununda en çok bu yönünü beğeniyorum. yazılara yorum yazarken sizi öyle duygulara,öyle yerlere götürüp size neler yazdırıyor. işte okuyun, dostluk üzerine.....


bunu ancak yaşayan bilir, yaşamayansa hep bunun altında bişey arar. kabullenemez belki kıskandığından, belkide beynindeki imkansızlıktan. bilemiyorum. ama zaman bütün o arkadaşlıkları hep birazda olsa sekteye uğratıp, eski sıkıfıkılığın arasına bol ilmekler katıyor sanırım. ama o okul yıllarındaki masumluğu iş ortamında yada hayatta bulamayınca tekrar o bol ilmekler sıkılanıyor sanırım. ayrıca üzerinden ne kadar zaman geçsede bir telefonda kaldığın yerden başlamak değil mi dostluk... bunu herkezle hissedemezsin. bu ayrıcalığı fark edersin, hissedersin birazda buna güvenirsin, sen onu aramasanda hep zaten aklında düşünüyorsundur onu, oda bunu bilir ve hisseder onun için bu bağ kopmaz.

İşte böyle değilmidir, dostluk, ortak paylaşımlar, gerçek dost bundan anlar, mutluluğunda aklına geli verir, acında, üzüntünde, telaşında hep aklına gelir. onunla paylaşmak istersin, omuzunda ağlamak, bazen arar paylaşırsın, bazen aramasanda aklına gelmesi bile yeterlidir. bazen 1 ay konuşmasanda görüşmesende, ilk konuşmada sitem bile etmezsin ona, bilirsin ki kalbi seninle senin kalbin onunla...

İşte böyle bişey dostluk...

Ben kendimi çok şanslı hissediyorum kendimi...

Bir kez onlara burdan teşekkür etmek istiyorum, iyiki varsınız.

Teşekkürler HANDANIM, YASEMİNİM, EBRUM, ÖZLEMİM,KUJUM....


 

5 YorumYorum yaz!Bağlantı

27/10/2006 - PATATES ÇORBASI

Kategori: zeytinyaglilar

 

İÇİNDEKİLER (4 KİŞİLİK)

3-4 Orta boy patates

1 su bardağı yoğurt

1 yumurta

1 yemek kaşığı un

3-4 diş sarımsak

1 yemek kaşığı yağ

1 çorba kaşığı kırmızı pul biber

YAPILIŞI:

3-4  Patatesi rendeleyip tencereye üstüne su koyup ( su 4-5 su bardağı olabilir) haşlayın, düdüklü tencere olursa daha çabuk pişer. İyice pişdikden sonra, blenderla patatesleri iyice ezin suyu ile birlikte, sonra başka bir tencerede yoğurt, yumurta ve unu blender ile çırpın. yavaş yavaş ezdiğiniz patatesleri ekleyin. Sarmısakları dövüp ekleyin. daha sonra ocağın altını yakıp karıştırarak pişirin. kaynayınca, üzerine kızmızı biberi yakıp dökün.

Ben bu çorbayı çok seviyorum hem kıvamı çok güzel, hemde tadı, daha önce hiç yemediyseniz tavsiye ederim.Emel Annenin bana öğrettiği bu çorbayı sizlerle paylaştım.

Afiyet Olsun.

12 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

hayatın tadını kaçırmayalım
http://www.blogcu.com/zuzum

BANNER IMI EKLERMİSİN???

Kategoriler

Arkadaşlarım

gelincikler
sibelcan
neen
mavianne
gulten
oezlem
tontoncafe
cicim
cisil2006
firdevs
limonbahcesi
gokcesa
boncuk01
meltemkomsu
secilloo
gulcinkuju
mutfakmelegi
caycicegi
yildizcaa
berfu
YASEMİN ALBAYRAK
neseli59
filizsuner
mihribanyemek
sihirlibahce
cancan35


http://www.blogcu.com/gulcinkuju
BARKUL MAVİANNE ipekyolu'nun Mekani KeDi1402graphics by kedi1402